DEM PARTİ CUMHUR İTTİFAKINA MI GİRECEK ?

Türkiye siyaseti her seçim döneminde yeni dengelerle şekilleniyor.

2028 seçimlerine doğru giderken, en büyük soru Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısına çıkacak adayın kim olacağı. Şu anki tabloya bakıldığında, muhalefet içinde en güçlü isim Ekrem İmamoğlu görünüyor.

Önceki seçimlerde muhalefete yöneltilen "terörle iş birliği" suçlamaları, İmamoğlu için eskisi kadar etkili olmayabilir. Çünkü şuanki siyasetin yönelişi, bu sözü artık yok edecek gibi. Yine İmamoğlu, toplumun her kesimine hitap eden, dini değerlere de duyarlı bir figür. Gerektiğinde Kuran okuyarak muhafazakâr kesime yakın durabilmesi, onu diğer muhalefet figürlerinden farklı kılıyor. Bu yüzden, alışılmış suçlamalarla yıpratılması zor.

Öte yandan, İmamoğlu'nun hakkında verilen ceza ve olası bir siyasi yasak, beklenmedik sonuçlar doğurabilir. Hem muhalif hem tarafsız seçmenlerde büyük tepkiye yol açarak Erdoğan’ın karşısındaki bloğu daha da güçlendirebilir. Cumhur İttifakı'nın böyle bir riski göze alıp almayacağı belirsiz.

Son dönemde ise farklı bir strateji gündemde: Milliyetçi söylemler yerine barış mesajları verilerek DEM Parti (HDP) ile yeni bir diyalog zemini oluşturulması. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin "barış" vurgusunun da bu çerçevede değerlendirilmesi mümkün.

Bu noktada, Abdullah Öcalan’ın bir süre önce yaptığı barış çağrısı dikkat çekiyor.

Bunun tamamen beklentisiz bir açıklama olduğuna inanmak zor. Eğer bu çağrı üzerinden yeni bir süreç başlatılacaksa, DEM Parti’ye (HDP) veya doğrudan Öcalan’a bazı tavizler verilmesi gündeme gelebilir.

Ancak toplumun bu tavizleri kolayca kabul etmesi beklenmediğinden, öncesinde bir seçim süreci devreye sokulabilir. Böylece önce barış havası estirilir, ardından bir erken seçim yapılarak Erdoğan’ın üçüncü kez adaylığı yasal zemine oturtulur.

Seçim sonrasında ise toplumun daha zor sindireceği adımlar atılabilir.

Diğer yandan, sağ seçmenden oy alabilecek Mansur Yavaş gibi bir ismin farklı bir partiden aday gösterilmesi, İmamoğlu’nun sağdan alacağı desteği bölmek için bir hamle olabilir. Ancak bu ihtimal şu an için zayıf görünüyor.

Özetle, 2028 seçimleri öncesinde siyasette yeni bir yönelim olabilir. Daha önce milliyetçilik üzerinden şekillenen atmosferin yerini "barış" söylemleri alabilir. Cumhur İttifakı’nın DEM Parti (HDP) ile yeni bir denge kurma çabası, önümüzdeki dönemde büyük tartışmalara yol açabilir.

Belki de Bahçeli’nin "barış halayı" dediği şey tam olarak budur.